twitting:

    follow me on Twitter

    28 Nisan 2008 Pazartesi

    a hymn for lost in details.

    Kendimi atılmış zar gibi hissediyorum. Her şekilde yere çarpacağım, ama yüzüstü gelmemek için olan gücümle savuruyoum kendimi. Herkese farklı farklı gösterdiğim yüzlerim etrafımda fırıl fırıl dönüyor, ama sadece dikkatli bakanlar her birinin farklı olduğunu farkediyor. Çoğunluğun gözüne ise sadece görmek istedikleri, en mutlu yüzüm "6" takılıyor. Ve ben de yolumun sonunda 6'yı tutturup kimsenin zarar görmemesini sağlamak istiyorum.

    ...when people run in circles,
    it's a very very...
    mad world.

    17 Nisan 2008 Perşembe

    "Sana her şeyin kötü gittiğini söylemeyeceğim -- herkes biliyor her şeyin kötü gittiğini. İnsanlar ya işsiz, ya da işini kaybetmekten korkuyor. Para sadece madeninini satın alıyor... bankalar soyuluyor... dükkan sahipleri tezgahlarının altına silah saklıyor... serseriler sokaklarda cirit atıyor ve kimse ne yapacağını bilemiyor. Bunun sonu yok. Hava solumamız için uygun değil, yemeğimiz yenilecek gibi değil... Oturup televizyondaki muhabirin onbeş intihar ve altmışüç cinayeti anlatmasını izliyoruz -- en azından bize anlatılan kadarını...

    Her şeyin kötü gittiğini biliyoruz; kötüden de kötü aslinda. Deli bunlar! Sanki herşey, herkes gittikçe deliriyor gibi. Artık dolaşmaya çıkmıyoruz; evimizde oturuyoruz, kendi dünyamızın gittikçe küçülmesini izliyoruz ve diyoruz ki: "Lütfen, en azından bizi odalarımizda rahat bırakın!.. Bırakın tost makinemiz ve televizyonumuz ve gösterişli lastiklerimiz olsun ve hiçbir şeye ses çıkarmayalım -- sadece rahat bırakın bizi."

    Ama seni rahat bırakmayacağım... Senin kızmanı istiyorum! Senin itiraz etmeni ya da isyan etmeni ya da seçtiğin biricik Milletvekiline şikayet mektubu yazmanı istemiyorum, çünkü sana ne yazman gerektiğini söylemem. Bunalımınla ya da enflasyonla, Ruslarla ve sokaktaki suçlularla nasıl başa çıkacağını da bilmiyorum. Tek bildiğim öncelikle seni kızdıracak olmaları... Sonra diyeceksin ki: Ben bir insanım--ALLAH KAHRETSİN!--BENİM HAYATIM KIYMETLİ!

    Ayağa kalkmanı istiyorum, şu an tek istediğim senin sandalyenden kalkman. Şimdi hemen ayağa kalkmanı istiyorum, sonra pencereye gideceksin ve kafanı uzatıp haykıracaksın: İNANILMAZ ÖFKELİYİM VE BUNA DAHA FAZLA KATLANMAYACAĞIM! Şimdi, HEMEN ayağa kalkmanı istiyorum, ayağa kalkacaksın gidip pencereni açacaksın, kafanı dışarı uzatıp bağıracaksın: İNANILMAZ ÖFKELİYİM VE BUNA DAHA FAZLA KATLANMAYACAĞIM! Bir şeylerin değişmesi gerekiyor! Öfkelenmen gerekiyor... Bağırman gerekiyor: İNANILMAZ ÖFKELİYİM VE BUNA DAHA FAZLA KATLANMAYACAĞIM!

    Sonra, neler yapabileceğimize bakacağız..."

    -Network

    9 Nisan 2008 Çarşamba

    Night_Eagle'ın mükemmel bir öykü eşliğinde belli başlı soruları cevaplayıp olayı bana şutlaması, doğru düzgün cümleler kurmaktan inanılmaz bir hızla uzaklaştığım şu günlerde bir tereddüd yaratmadı değil. Hepsinin ötesinde, alışık da değilim ben böyle anketlere falan. İnsanlara doğru düzgün soru sormayı da beceremem ki ben, kendime sorayım?. Bu yüzden soruları utanmadan Çağlayan'ın blogundan summon ediyorum...
    Aha geldiler...

    1- Selam Kabraxis!
    Selam canım. Naber?

    2-İyilik işte okul falan koşturuyoruz. Senden?
    Aynen işte bildiğin gibi.

    3-...
    ...

    4-...E, sorulara geçeyim ben o zaman? -Geç. -Öteki insanlarda görüp imrendiğin bi şeyler var mı Kabra?
    Var. Küçük çocuklara imrenirim ben. Herşeyi ilk kez görüyormuş gibi sorgulamaları ve merak etmeleri (ki çoğunu gerçekten ilk kez görüyorlar) çok güzel bir şey bence. İnsan büyüyünce unutuyor sorgulamayı, "aman tanrım! bu masmın üzerindeki tahta çubuk ne ola ki?" gibi sorular sormayı. Kalem o.
    Bir de böyle yıllarca uyuyabilen insanlara acayip imrenirim. Mevta mı deniyordu onlara bi şey deniyordu?..

    5- Sizi tanımlamak için bir meyve seçseniz?
    Portakal! Dışı turuncu ve pütürlü, içi sulu ve tatlı. Çekirdekleri var ama yememekte serbestsiniz.

    6- Layne Staley'i bu kadar çok sevmenizin nedeni nedir?
    Eh, sanırım içtenliği ve bir-nevi ibretlik hayat hikayesidir. Şarkılarında "hayat kısa, eğlenin ama dikkatli olun" diyoer, üstelik yalan da söylemiyor. "Ne kadar hızlı kaçarsak o kadar genç ölürüz" diyor, ve inanmayan kalmasın diye bir de depar patlatıyor. Huzur içinde uyusun.

    7- Favori kahramanlarınızın ortak bir özelliği var mı?
    Akıllıca sorular sormaları, ve soru sormaya devam etmeleri sanırım, ki bilge insanlar deniyor bunlara.

    8- Bir FRP karakteri olsaydınız?
    Sandman-vari bir karakter yahut astral evrende takılan bir Şaman olurdum sanırım. Her şekilde Chaotic olsam da, ne kadar güçlü olduğuma bağlı olarak, evil denilen sınıfa da dahil olabilirim. Ne de olsa iyi-kötü dediğimiz korkunç göreceli bir şey. Aklıma gelmişken, Dr. Doom'a da selam olsun.

    9- İki kitaptan iki karakter seçin kendinize.
    Karanlığı Taramak'tan "Eah Eytere" Bob Arctor ve Otostopçunun Galaksi Rehberi'nden Paranoyak Android Marvin.
    -E Kabraxis?
    Aa, bi de o var. Ama onun kitabı güzel değildir, boşver açmayalım hiç.

    10- Bu evrendeki tüm sorunların sebebi sizce nedir?
    Aslında ben de Evren'in yaratılmasının kötü bir adım olduğunu düşünenlerdenim, ve açıkçası biraz kızgınım da.
    PKD'nin sözüyle, "Kimin suçlu olduğunu bilmek istiyorsan, kimin kazandığına bakmalısın" diyerek kısa kesmek istiyorum.

    11- Bir "iyi ki..." bir de "keşke..." alalım sizden?
    İyi ki altı yaşımdayken Jules Verne kitapları geçmiş elime. Biraz derin oldu sanırım, ancak o yaşta kitap okumaya başlamasam böyle bir insan olmazdım. Burada benim yerime başka şeyler söyleyen başka bir insan olurdu.
    Hayatımda tek bir sefer keşke dedim, bir daha söylememek için kendime söz verdim. Aslında ihtiyaç da duymadım o günden sonra.

    12- Buraya kadar sabredenlere ve "salla ya sonunu okuyayım yeter" diyenlere bir tavsiye?
    Gidin sıcak yatağınızda rahat ve uzunca bir uyku çekin. Rüyalarınızı hatırlamanıza gerek yok, güzel olanlar zaten hep sizin içinizde.

    Röportaj hedesi, seni kime şutlayacağımı bilemedim kaybol olm sen de, !hıh.

    p.s.: evet, gelen önerileri değerlendirerek, topu Estetica'ya atıyorum. Este'cim, bak ayağına kadar geldi artık gole çevirmelisin bunu :).