twitting:

    follow me on Twitter

    13 Haziran 2009 Cumartesi

    Bir gün böyle bir yazı yazmayı planlıyordum, ama birileri benim yazabileceğim her şeyden daha muazzamını yapmış yine. Bunu mesaj içerikli bi blog yazısı okuyormuş gibi değerlendirin.

    25 Mayıs 2009 Pazartesi

    Koşmaya başlamadan önce bir adım atmalı,

    Bitişe yönelmeden önce son bir derin nefes,
    Dolambaçlı sokaklarda savrulmadan önce,
    İyice bağlamak gerek ayakkabıları...

    04 Mayıs 2009 Pazartesi

    Kime/Neye tapacağınızı bilmiyor musunuz? O halde gözlerinizi kapatın ve bu çizelgeye bir iğne batırın.

    11 Nisan 2009 Cumartesi

    "Tim is off on a search to rescue the Princess.

    She has been snatched by a horrible and evil monster. This happened because Tim made a mistake.

    Not just one. He made many mistakes during the time they spent together, all those years ago. Memories of their relationship have become muddled, replaced wholesale, but one remains clear: the princess turning sharply away, her braid lashing at him with contempt.

    He knows she tried to be forgiving, but who can just shrug away a guilty lie, a stab in the back? Such a mistake will change a relationship irreversibly, even if we have learned from the mistake and would never repeat it. The princess's eyes grew narrower. She became more distant.

    Our world, with its rules of causality, has trained us to be miserly with forgiveness. By forgiving them too readily, we can be badly hurt. But if we've learned from a mistake and became better for it, shouldn't we be rewarded for the learning, rather than punished for the mistake?

    What if our world worked differently? Suppose we could tell her: 'I didn't mean what I just said,' and she would say: 'It's okay, I understand,' and she would not turn away, and life would really proceed as though we had never said that thing? We could remove the damage but still be wiser for the experience.

    Tim and the Princess lounge in the castle garden, laughing together, giving names to the colorful birds. Their mistakes are hidden from each other, tucked away between the folds of time, safe."

    02 Nisan 2009 Perşembe

    ...hiç kimsenin görmediği bir an kayan yıldız olmak ister insan bazen....

    30 Mart 2009 Pazartesi

    "Günaydın Lemming'ler!"

    25 Mart 2009 Çarşamba

    Mutluluk

    Daha önce hiç böyle mimlenmemiştim. Mimlenmiştim de yazmaya zaman bulamamıştım. Zaman bulmuştum ama yazacak şey bulamamıştım. Yazacak bir sürü şey vardı da bir o kadar bahanem vardı tembellik etmek için.
    O yüzden, ilk defa mimlendiğimi varsay. Eski Skos/Gelaek, yeni TabulaSomnia terbiyesizi mimlemiş beni. Öyle mimlenmişim ki, yazım Mutluluk üzerine olacakmış. 

    Mutluluk nedir ki? Evet, soru bu zaten. Eski çağlardan beri filozoflar bunun da cevabını arıyorlardır eminim. Dünya üzerinde kaç kişi yaşamışsa, onun bilmemkaç katı kadar cevabı olan bir soru. Mutlak doğru cevabı aradıkça mutluluğun kendisinden uzaklaştıran bir soru. Bu yüzden paylaşılmalı düşünceler ki arayışın nafile olduğu âşikar olsun henüz farketmeyenlere.

    Hayal etmektir mutluluk.
    Hava ciğerlerini yakmaya başladığından beri kafanı bulandıran onca şeyi bir anlığına geride bırakırken gözlerinin önüne getirdiğin her şeydir. Biraz rahatlamak için, en güzel şeylerin düşünü kurmaktır.

    Umut etmektir.
    Yağmur bulutları başının üzerinde toplandığında gökyüzüne bakıp üzerine düşecek ilk damlayı beklemektir ki, çiçekler açmaya devam edebilsin. İşte o zaman, ıslak çimlerin üzerine uzanıp yağmurun arkasından açacak gökkuşağını hayal edebilirsin.

    Devam etmektir.
    Hayat bir anda gözlerinin önünde derin bir orman gibi serilince, duraksamadan ormanın içine yürümektir. Gözlerini kapatıp ağaçların hışırtısını, daha küçük varlıkların seslerini dinlersin. Yolun sonunu göremesen de vazgeçmezsin yürümekten. İşte o zaman, yolunun sonunda sıcak bir ev olması için umut besleyebilirsin.

    Sevmektir.
    En yakın arkadaşını, en kötü anında nasıl gülümseteceğini bilmektir. İç dünyanın dehlizlerinde kaybolduğunda tanıdık bir elin haritanı eline vermesidir. Sevdiceğin gözlerinin içine bakarken nefes aldığını hissetmektir. İşte o zaman, yaşamaktan korkmayıp devam edebilirsin.

    "Ben yüreği alacağım... Akıl hiç kimseyi mutlu edemez, ve mutluluk dünyanın en güzel şeyidir."
    -Teneke Adam (Oz Büyücüsü)
    Fasarya, Canbu, Davşan, Yahuda ve bonus olarak Jejune; mimlendiniz cicikuşlar.

    [Bu mim nedir, nerelerden gelmiş nerelere gidiyor diyenler için AfterMim'ini tutmuş TabulaSomnia: http://blog.dogacyavuz.com/2009/03/aftermim-mutluluk.html]

    21 Mart 2009 Cumartesi

    "hiç bir şey satmıyor olmanın zevki."

    Bobilerden "arak bu" diyerek silinmiş olan çalışmam. Değildi oysa ki. Ama uğraşmaya değer  bulmadım. Bobiler'in kalitesi dibe vurduğu için mi? Sanırım.